joomla 1.6

image
Başarının Sırrı 16 Yıllık Uluslararası Deneyim
image
Başarı Öyküleri Başaranların Hikayeleri
image
Gelmeden Önce Gelmeden önce yapılacaklar
image
Kazandıracakları Programla ile kazanacaklarınız

Diyette Yapilan HatalarSürekli kilo verme çabası içindeyken bile kilonuzu ancak zorlukla koruyabiliyorsanız, diyet yapmaktan sıkıldığınız halde istediğiniz kiloya ulaşamadıysanız; alışkanlık haline getirdiğiniz ama hatalı olan yeme davranışlarınızı gözden geçirin.

 

Şimdi doğru olarak bilinen, yapılan ve bizim sıklıkla karşılaştığımız diyet hatalarını gözden geçirelim.
HİÇ EKMEK TÜKETMİYORUM!  Tatlı krizine giriyorum…
Karbonhidrat olarak yemememiz gerekenler ilk olarak basit şekerler. İkincil olarak pilav, makarna, erişte ve benzerlerini sıralayabiliriz. Gluten veya maya alerjisi, kan ürik asit seviyesinde yükselme, kolit gibi sıkıntılarınız yoksa tam tahıllı veya çavdar ekmeğini her öğünde azda olsa mutlaka tüketmenizi öneririm.
HİÇ TUZ TÜKETMİYORUM YEMEKLERE DE KATMIYORUM!  Başım ağrıyor, gözüm karıyor…
Hekiminiz aksini belirtmedikçe yemekleri normal tuzlu, salçalı, baharatlı tüketebiliriz. Düşük kalorili diyetlerde tuz tüketimini çok indirmek tansiyonunuzu tehlikeli seviyelere düşürebilir. Hipertansiyon, böbrek yetmezliği gibi ciddi sorunlarınız yoksa nasıl bir diyet yaparsanız yapın günlük normal tuz tüketiminizi 2-4 gr’ın altına düşürmeyin.
HİÇ KAHVALTI YAPMAM veya AKŞAM 5’TEN SONRA HİÇ YEMEK YEMİYORUM!  Yinede kilo alıyorum…
Uzun süre aç kalarak kilo kontrolü yapılması metabolizmayı sürekli yavaşlatır. Vücudun kan şekeri-insülin dengesini, hipotalamusun açlık-tokluk merkezi kontrolünü ve hormon salgılanmasını olumsuz etkiler. Diyet yapın yapmayın en geç 5-6 saatte enerji almayı unutmayın.
ÖĞLEN YEMEKLERİNİ AYAKTA GEÇİŞTİRİYORUM!  Vaktinde yesem de çok çabuk acıkıyorum…
Yemeğe başladığımız ilk  andan  yaklaşık 15-20 dakika sonrasında  zihnimizde tokluk hissini veren uyarıları hissederiz. Kilo kontrolünde zorluk çeken bireyler için yemekleri oturup vakit ayırarak yavaşça tüketmek,  yemekte ne olduğundan bile daha önemlidir.
Diyetisyen Okan Kıran
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Anne Penman Nişantaşı
Sürekli kilo verme çabası içindeyken bile kilonuzu ancak zorlukla koruyabiliyorsanız, diyet yapmaktan sıkıldığınız halde istediğiniz  kiloya ulaşamadıysanız; alışkanlık haline getirdiğiniz ama hatalı olan  yeme davranışlarınızı bulun. Şimdi doğru olarak bilinen, yapılan ve bizim sıklıkla karşılaştığımız diyet hatalarını gözden geçirelim. 

HİÇ EKMEK TÜKETMİYORUM!  Tatlı krizine giriyorum…

Karbonhidrat olarak yemememiz gerekenler ilk olarak basit şekerler. İkincil olarak pilav, makarna, erişte ve benzerlerini sıralayabiliriz. Gluten veya maya alerjisi, kan ürik asit seviyesinde yükselme, kolit gibi sıkıntılarınız yoksa tam tahıllı veya çavdar ekmeğini her öğünde azda olsa mutlaka tüketmenizi öneririm.

HİÇ TUZ TÜKETMİYORUM YEMEKLERE DE KATMIYORUM!  Başım ağrıyor, gözüm karıyor…

Hekiminiz aksini belirtmedikçe yemekleri normal tuzlu, salçalı, baharatlı tüketebiliriz. Düşük kalorili diyetlerde tuz tüketimini çok indirmek tansiyonunuzu tehlikeli seviyelere düşürebilir. Hipertansiyon, böbrek yetmezliği gibi ciddi sorunlarınız yoksa nasıl bir diyet yaparsanız yapın günlük normal tuz tüketiminizi 2-4 gr’ın altına düşürmeyin.

HİÇ KAHVALTI YAPMAM veya AKŞAM 5’TEN SONRA HİÇ YEMEK YEMİYORUM!  Yinede kilo alıyorum…

Uzun süre aç kalarak kilo kontrolü yapılması metabolizmayı sürekli yavaşlatır. Vücudun kan şekeri-insülin dengesini, hipotalamusun açlık-tokluk merkezi kontrolünü ve hormon salgılanmasını olumsuz etkiler. Diyet yapın yapmayın en geç 5-6 saatte enerji almayı unutmayın.

ÖĞLEN YEMEKLERİNİ AYAKTA GEÇİŞTİRİYORUM!  Vaktinde yesem de çok çabuk acıkıyorum…

Yemeğe başladığımız ilk  andan  yaklaşık 15-20 dakika sonrasında  zihnimizde tokluk hissini veren uyarıları hissederiz. Kilo kontrolünde zorluk çeken bireyler için yemekleri oturup vakit ayırarak yavaşça tüketmek,  yemekte ne olduğundan bile daha önemlidir.

Diyetisyen Okan Kıran
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Anne Penman Nişantaşı

 

 

 

 

 

 

Soğuk Lazer Terapisi İle Kilo Verme

Nişantaşı merkezimizde uygulanan kilo verme soğuk lazer terapisinde, bedenimizde belirli noktalara soğuk lazer ışığı verilir. Soğuk lazer ışığının ısıtma ve yakma özelliği bulunmamaktadır. Kişi hiçbir acı ve yanma hissetmez. Etkisi biyokimyasaldır ve endorfin ile seratonin miktarını dengeler. İlaç kullanmadan, acı çekmeden, vücuda herhangi bir invasif etkide bulunmadan çok kısa sürede sonuç veren etkili bir kilo verme yöntemidir.

Soğuk lazer sistemi ile kulağımızda, burnumuzda, el parmak uçlarımızda, diz altımızda, ayağımızda ve alnımızda bulunan belirli refleks vcnoktalarını (toplam 37 - 45 nokta) her noktada 60 saniye duracak şekilde soğuk lazer ışığını uygularız. Soğuk lazer ışığı bu belirli noktaları uyararak endorfin (rahatlama, gevşeme etkisi yaratan) ve seratonin (mutluluk, neşe etkisi yaratan) nörotransmitter ların etkinliğini dengeler. Bu nörotransmitterlar kilo verme sürecinde rahatlama, gevşeme ve kendini iyi hissetme ve mutluluk gibi duygu durumlarını yaratır.Kilo vermenize yardımcı olur.

 

Devamını Oku

casus telefon
casus teleon
casus telefon