Kilo kontrolü rahat bir hayat tarzı ve sağlıklı yaşamanın anahtarıdır. Kilo vermek
sizde bir takıntı haline gelmiş, yiyecek şeçme ve yeme bir sıkıntı, pişmanlık halini almış ve sürekli kalori hesabı yapıyorsanız hemen diyet yapmayı bırakın. Kesinlikle yanlış uyguladığınız veya belki de doğru sandığınız diyet hatalarız var.
Sıklıkla karşılaştığımız konuları Diyette Yapılan Hatalar I de özetlemiştim. Şimdi uzun sürede sizi zorlayan diyet hatalarını incelemeye devam edelim.
TEK TİP BESLENME:
Sadece bisküvi ve meşrubat, sadece lahana çorbası, veya yoğurt ile salatalık tüketilerek yapılan tek tip beslenme diyetleri gibi sıkıcı yeme davranışlarıdır. İlk başlarda etkili ve uygulaması kolay gibi gözükse dahi uzun sürede vitamin, mineral eksiklikleri yaratarak ciddi ve kalıcı hastalıklar oluşturabilir. Aynı zamanda karaciğer ve böbrek gibi organlarınızı kalıcı olarak bozabilir. Sadece birkaç gün için bile olsa bu tarz bir diyet yapmayın. Tavuk suyu veya yumurta ilave edilmiş karışık bir sebze çorbası sabah, akşam 1-2 dilim ekmek ile tek öğün olarak tercih edilebilir ama bu tarz bir diyetide en fazla 2 gün uygulayabilirsiniz.
BAHARATLAR VE KALORİSİZ İÇECEKLER:
Her ne kadar baharatların kalorisi hesaba katılmasa da; her öğün her yemeğe kırmızı biber, yanında turşu vb. baharat kullanımı toplamda sürekli olarak mideden asit salgısını arttıracak ve daha fazla acıkmanıza sebep olacaktır.
Kalorisiz kola ve benzeri asitli içecekler de aynı etkiyi yapar. Günlük içeceğiniz 1 şişe sade sodanın böyle bir olumsuz etkisi olmaz.
Ayrıca diyet yaparken gerektiği ölçüde sıvı yağ ile tuz kullanmak gereklidir. Aksi hallerde tansiyonunuz tehlikeli seviyelere düşebilir.
ÜST ÜSTE VE SÜREKLİ FARKLI DİYETLER DENEMEK:
Dukan diyeti, İsveç diyeti, protein diyeti, detox diyeti, çorba diyeti, doktor diyeti, profesör diyeti... yapmayın. Kendi diyetinizi geliştirin.
Kilonuz belli bir süre (en az 3-5 ay kadar), size göre fazla olsa dahi sürekli aşağı yukarı oynamadan alıştığı kiloda kalsın. Metabolizmanız böylece yiyecekleri gerektiği gibi yakmaya, sindirim sisteminiz ise gerekli ürünleri rahatça ve verimli emmeye başlar. Vücudunuz dinlenmiş, kafanız rahat iken yapacağınız standart kalori kontollü bir diyet ile kilo vermeniz böylece daha kolay olacaktır.
Sürekli diyet yapmak hem psikolojik olarak yıpranmanızı hem de düşük kalorili diyetlerin kilo azaltma etkisini sürekli azaltacaktır. Kısa süreli değişken diyetler yapmaktansa iş, tatil, genel sağlık durumunuzu gözden geçirip planlı bir diyete başlamanız daha sağlıklı olacaktır.
ÇOK SU İÇMEK:
Yaz aylarında 2-3 litre, kış aylarında ise 1-2 litre su içmek yeterlidir. Çok az su içmenin metabolizma, sindirim ve bağışıklık sitemine olumsuz etkileri olabilir. Fakat çok su içmenin çok kilo verdirdiği gibi konular hurafedir. Yemeklerden önce 1-2 bardak, çay, kahve üzerine 1 bardak su içmek günlük gerekli ihtiyacınız karşılamanın en kolay yoludur.
FORM ÇAYLAR:
Üzerinde form yazan, zayıflatıcı, yağ yakıcı vb. etkileri olduğu idda edilen çayları kesinlikle içmeyin. Bu karışımlar her ne kadar doğal bitkisel karışımlar içerse de, sinameki gibi bazı bitkilerin çayları, barsakların emilim ve sindirim kapasitesini azalmaya ve kronik konstipasyona (kalıcı kabızlık) sebep olmaktadır.
Barsak içerisindeki sağlıklı emilimi sağlayan villüs dediğimiz küçük pürüzler benzer gevşetici özellikli bitkilerin etkileriyle zaman içerisinde düzleşerek besinleri emme, kalıntıları hareketlendirme kabiliyetlerini yitirmektedirler. Bu sebepler ile oluşan sindirim bozukluklarının tamiri pek mümkün olmamaktadır. Bu tarz çayları sadece çok özel ve sıkıntılı durumlarda kullanmanızı tavsiye ederim.
Yeşil çay ise bilgiğimiz çay bitkisidir. Kansere karşı koruyucu olduğu ve metabolizmayı hızlandırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Meyve veya bitkisel çaylar ile karıştırmadan bol bol tüketebilirsiniz.
BİTKİSEL DESTEK ÜRÜNLER:
Doktor ya da diyetisyenin onayı olmadan çevrenizden duyduğunuz hap, destek, bitkisel ürün, jel, vb. Ürünleri kesinlikle kullanmayın. Sayısını net olarak bilmemekle birlikte, ülkemizde benzer ürünlerin kullanımı neticesinde sağlığını ve hayatını kaybeden insanları haberlerde sık görmekteyiz.
Kilo kontrolünü kaybetmemek için yapmamanız gerekenler kısaca bunlar. Yapmanız gerekenler ise çok daha kolay ve az.
| Sonraki > |
|---|

Nişantaşı merkezimizde uygulanan kilo verme soğuk lazer terapisinde, bedenimizde belirli noktalara soğuk lazer ışığı verilir. Soğuk lazer ışığının ısıtma ve yakma özelliği bulunmamaktadır. Kişi hiçbir acı ve yanma hissetmez. Etkisi biyokimyasaldır ve endorfin ile seratonin miktarını dengeler. İlaç kullanmadan, acı çekmeden, vücuda herhangi bir invasif etkide bulunmadan çok kısa sürede sonuç veren etkili bir kilo verme yöntemidir.
Soğuk lazer sistemi ile kulağımızda, burnumuzda, el parmak uçlarımızda, diz altımızda, ayağımızda ve alnımızda bulunan belirli refleks vcnoktalarını (toplam 37 - 45 nokta) her noktada 60 saniye duracak şekilde soğuk lazer ışığını uygularız. Soğuk lazer ışığı bu belirli noktaları uyararak endorfin (rahatlama, gevşeme etkisi yaratan) ve seratonin (mutluluk, neşe etkisi yaratan) nörotransmitter ların etkinliğini dengeler. Bu nörotransmitterlar kilo verme sürecinde rahatlama, gevşeme ve kendini iyi hissetme ve mutluluk gibi duygu durumlarını yaratır.Kilo vermenize yardımcı olur.