Kanser hastalarının beslenmesi büyük bir özen ister. Özellikle mide kanseri hastalarında, mide alınıyorsa, beslenmeyi aynen bir bebek beslenmesi gibi düşünmek gerekir. Vücüt için gerekli besinler tüketmeli, ancak porsiyon miktarları çok küçük olmalıdır. Bu nedenle gerekli ihtiyaçların karşılanması için sık sık ve az miktarlarda besin tüketilmelidir.
Neler Yapmalıyız?
• Günde 5-6 öğün az az beslenin.
• Bol miktarda havuç, nar, portakal, elma suyu için. Meyve sularını az miktarda (küçük fincan kadar) için.
• Haftada 2 kez kırmızı et (kıyma şeklinde) tüketin. Diğer günler balık, tavuk ve hindiyi tercih edin.
• Her gün 5-6 kaşık yoğurt tüketmeye çalışın.
• Kuru meyveleri komposto şeklinde tüketin.
• Midenin alınması kansızlığa yol açacağı için ömür boyu belli aralıklarla B 12 vitamini iğnesi yaptırın. Kansızlığa karşı haftada 2 kez yağsız kırmızı et yemeyi ihmal etmeyin.
• Şekerli besinler mide kanseri hastalarına fenalık, tansiyon düşmesi, kalp çarpıntısı, terleme gibi bazı şikayetlere sebep olabilir. Bu nedenle şekerli gıdalardan uzak durun, günde l tatlı kaşığından fazla bal tüketmeyin.
• Günde 3 kez zencefil çayı için. Zencefil hem hazmınızı kolaylaştırır, hem de kemoterapi sırasında bulantıları giderir.
• Yemeklerden sonra rezene çayı içilmesi, yemek sonrası hazımsızlık ve şişkinliğin azalmasına yardımcı olur.
• Mevsim sebzelerini buharda pişmiş tüketin.
• Protein eksikliğini tamamlamak için günde 1 tane yumurta beyazı yiyin. Daha sonraki günlerde yarım yumurta sarısı ilave edin. Yaklaşık 1 ay içinde 1 tam yumurtaya geçilebilir.
• Gaz yapıcı çiğ sebze lerden(lahana, karnabahar, brokoli vb. ) ve asit artırıcı çiğ meyvelerden ( mandalina, portakal gibi) bir süre uzak durun. Sonra yavaş yavaş bunları beslenmeye ekleyebilirsiniz.
• Günlük enerjinin artırılmasında tahıl grubu oldukça önemlidir. Bu nedenle ekmek, makarna, pilav gibi yemekleri mutlaka beslenmeye ekleyin. Bu yemeklerin çok yağlı olmamasına özen gösterin. Kepekli ürünler şu aşamada gaz yapabileceğinden beyaz ekmek ve beyaz undan yapılmış gıdaları tercih edin.
Dyt. Gülden Cömert
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

Nişantaşı merkezimizde uygulanan kilo verme soğuk lazer terapisinde, bedenimizde belirli noktalara soğuk lazer ışığı verilir. Soğuk lazer ışığının ısıtma ve yakma özelliği bulunmamaktadır. Kişi hiçbir acı ve yanma hissetmez. Etkisi biyokimyasaldır ve endorfin ile seratonin miktarını dengeler. İlaç kullanmadan, acı çekmeden, vücuda herhangi bir invasif etkide bulunmadan çok kısa sürede sonuç veren etkili bir kilo verme yöntemidir.
Soğuk lazer sistemi ile kulağımızda, burnumuzda, el parmak uçlarımızda, diz altımızda, ayağımızda ve alnımızda bulunan belirli refleks vcnoktalarını (toplam 37 - 45 nokta) her noktada 60 saniye duracak şekilde soğuk lazer ışığını uygularız. Soğuk lazer ışığı bu belirli noktaları uyararak endorfin (rahatlama, gevşeme etkisi yaratan) ve seratonin (mutluluk, neşe etkisi yaratan) nörotransmitter ların etkinliğini dengeler. Bu nörotransmitterlar kilo verme sürecinde rahatlama, gevşeme ve kendini iyi hissetme ve mutluluk gibi duygu durumlarını yaratır.Kilo vermenize yardımcı olur.